İÇME SUYU ARITMA SİSTEMLERİ

ANASAYFA / İÇME SUYU ARITIMI

İÇME SUYU ARITMA SİSTEMLERİ

Kategori: İÇME SUYU ARITIMI Tarih: 22 Şubat 2017
İÇME SUYU ARITMA SİSTEMLERİ

İnsan sağlığı için gerekli olan temel ihtiyaç maddelerinden en önemli yere sahip bulunan içme ve kullanma suyunun sağlıklı ve güvenilir bir şekilde temini çok önemli bir konudur. Temin edilen suyun kullanma amaçlarına göre çeşitli işlemlerden geçirilmesine arıtma denir. Kaynak ve yeraltı su rezervlerinin azalması içme suyunun yüzeysel su kaynaklarından sağlanmasını zorunlu hale getirmiştir. Yüzeysel su kaynaklarının kullanımı ise içme suyu arıtma tesislerinin yapımını zorunlu kılmıştır.


Başlıca üç tip arıtma vardır. Bunlar;

1. Fiziksel Arıtma; Sudaki kirliliğin fiziksel özelliğine bağlıdır. Izgaralama, filtrasyon ve gaz transferi.

2. Kimyasal Arıtma ; Kirliliğin kimyasal özelliğine bağlıdır. Kaogülasyon, çökeltme, hızlı filtre, iyon değişimi.

3. Biyolojik Arıtma; Çözünebilir ve kolloid organik kirleticileri gidermek için biyokimyasal reaksiyonlardan yararlanılır. 

İçme suyu; insanların günlük içme, yıkanma, temizlik gibi ihtiyaçları için kullandıkları sulardır. İçme suyunda hastalık yapıcı mikroorganizma bulunmamalı; klorür, sülfat, çinko, nitrit, kurşun gibi kimyasal maddeler de belirlenen miktardan fazla olmamalıdır. Renk, bulanıklık ve pH istenen özelliklerde olmalıdır.  İçme ve kullanma suyunun güvenli bir biçimde temin edilmesi, su kaynaklarının korunması önemlidir. Yeryüzündeki sular birbiriyle bağlantılı olduğundan bir bölgedeki kirlilik ekosistemdeki etkileşimle başka bir bölgeye de taşınmaktadır. Bu nedenle atıksu, içme ve kullanma sularını kirletmeyecek biçimde çevreden uzaklaştırılmalıdır.

İçme ve kullanma suyunun kalitesindeki bozulmalar çeşitli hastalıklara yol açabilmektedir. Bu yüzden içme suyunun belirli özelliklere sahip olması gerekiyor; İçme suyu;

Hastalık yapıcı mikroorganizmalar içermemelidir.

Kokusuz, renksiz, berrak ve içimi hoş olmalıdır.

Sularda fenoller, yağlar gibi suya kötü koku ve tat veren maddeler bulunmamalıdır.

Yeterli derecede yumuşak olmalıdır.

Ne aşındırıcı olmalı, ne de taş yapmalıdır.

Hidrojen sülfür, demir ve mangan gibi elementleri ihtiva etmemelidir.

Suda sağlığa zararlı kimyasal maddeler bulunmamalıdır. Bazı kimyasal maddeler zehirli etki yapabilir; arsenik, kadmiyum, krom, kurşun, cıva gibi. Bunun yanında baryum, nitrat, florür, radyoaktif maddeler, amonyum, klorür gibi maddeler sınır değerinin üzerinde sağlığa olumsuz etkileri olan maddelerdir. Bazı kimyasalların varlığı aynı zamanda, suya kirli suların karıştığının göstergesidir. Su, kullanma maksadına uygun olmalıdır.

İçme suyunun sağlıklı, güvenilir, içilebilir nitelikte olması için evsel ve endüstriyel arıtma sistemleriyle içilebilir niteliklere kavuşturulmaktadır. Evsel içme suyu arıtma cihazları kullanılan suyun durumuna göre çeşitli su arıtma cihazlarından oluşan su arıtma sistemini oluşturur. Evsel ve endüstriyel kullanımlarda genel olarak içme suyu cihazları su sorunlarını ortadan kaldıracak şekilde tasarlanır.

Bazı sular, yüksek düzeylerde bulunması halinde sağlık için tehlikeli olabilecek pek çok kimyasal, fiziksel ve mikrobiyolojik kirleticiler içerebilmektedir. Kurşun, arsenik, benzen gibi maddeler kimyasal kirleticilerdendir. Mikrobiyolojik kirlenmeyi ise bakteriler, virüsler ve parazitler oluşturmaktadır. Cam kırıkları, metal ve kağıt parçaları, toz, toprak gibi katı atıklar fiziksel kirlenmeyi oluştururlar. Kullandığımız aerosoller, yapay tatlandırıcılar, kozmetik ürünleri, her türlü boya, böcek ilaçları, ilaçlar, plastikler gibi maddeler tatlı su kaynaklarına karışarak sağlığımızı tehlikeye sokan sayısız insan yapımı kimyasallardan sadece bir kaçıdır.

İçme Suyu Arıtma

 

Pek çok bulaşıcı hastalık, kirli su vasıtasıyla insanlara geçebilmektedir. Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) gelişen ülkelerdeki hastalıkların % 80′inin su ile ilişkili olduğunu tahmin etmektedir. Su hijyeni, halk sağlığı açısından çok büyük önem arz etmektedir. Kolera mikrobu, Hepatit A virüsü ve mikroskobik parazitlerden tifo, dizanteri mikrobu gibi bakterilerin yanı sıra, çeşitli virüsler ve parazitler su kaynaklarına bulaşabilir ve pek çok salgın hastalığa neden olabilir.

Su kaynaklarının kirletilmesi ve arıtılmadan kullanılması yüzünden halk sağlığını tehdit edebiliyor.

Nehir, göl ,çay ve baraj suyu gibi yüzey sularının  kaynaklarının içerdiği askıdaki kattı maddeleriyle kimyasal ve biyolojik kirleticilerin arıtılarak içme suyu standartlara veya tanımlanan özel değerlere uygun olacak şekilde içme, kullanma veya endüstriyel süreç suyu kalitesine getirmesi maksadıyla değişik teknolojiler kullanılarak arıtma sistemleri geliştirilmektedir.

Alınacak su kaynağına bağlı olarak çöktürme, yüzdürme, filtrasyon, organik maddeden ayırma, tuzdan ayrılarak arsenik, siyanür, civa gibi zararlı iyonlardan ayırma özelliğine sahip arıtma ünitelerini içinde barındıran kullanımı kolay sistemler geliştirilmiştir.

Günümüzdeki teknolojilerin geldiği son durumda ters ozmoz teknolojisiyle farklı iyon konsantrasyonuna sahip olan ve aralarında yarı geçirgen bir membran bulunan iki çözeltinin iyon konsantrasyonlarının eşitlenmesiyle su arıtılmaktadır. Ozmotik basınçla doğal olarak gelişen bu olaya, bir pompa veya şebeke hattı basıncıyla ozmotik basınçtan daha yüksek bir basınç uygulandığında, yarı geçirgen membran, sadece temiz suyu geçirerek suyun içerisindeki eriyik halde bulunan organik ve inorganik maddeler, tuzlar, ağır metaller, virüsler ve bakterilerden arındırır.

Su Arıtma Sistemleri farklı filtrasyon aşaması içerir. Yıkanabilir filtreler kum, çakıl, çamur ve milleri arıtarak suda bulunan kaba maddeleri arıtır. Fiber filtre partiküllerin, ağır metallerin, arsenik ve mikroorganizmaların arıtılmasını sağlar. Bir başka filtre suda kötü kokuya sebep olan klor ve diğer kimyasalları arıtırken, iyon teknolojisiyle mikroorganizmalar büyük oranda yok edilir. Kireç önleyici filtre de tesisatın ve yüzeylerin ince film tabakasıyla kirecin yüzeylere yapışmasını engeller.

Bu arıtma sistemleri

Çakıl taşlarını arıtır

Çamuru arıtır

Mili arıtır

Partikülleri arıtır

Ağır metalleri arıtır

Arseniği arıtır

Mikroorganizmaları arıtır

Kloru arıtır

Kötü kokuları arıtır

Organik karbonu arıtır

Mikroorganizmaları öldürür

Kireçin yapışmasını engeller

Ev ekipmanlarını korur

Uzun ömürlü çalışır

MİKROBİYOLOJİK ARITMA YÖNTEMLERİ

Suyun içindeki mikroorganizmal yaşamın kontrolü amacıyla suyun dezenfekte edilmesi şarttır. Dezenfeksiyon işleminde en yaygın olarak klorlama ve ultraviyole dezenfeksiyon sistemleri kullanılmaktadır.

Klor, eskiden beri en yaygın kullanılan dezenfektandır. Yaygın kullanımında klorun ucuz bir dezenfeksiyon sistemi olmasının yanı sıra, kalıcı etkiye sahip olması da önemli bir etkendir.

Suyun dezenfeksiyonu amacıyla kullanılan bir diğer yöntem ise, Ultraviyole Dezenfeksiyondur. Bu yöntem suyun içindeki mikroorganizmaların, DNA yapısında bozulmaya sebep olup üremeyi engeller.

FİLTRASYON YÖNTEMLERİ

Suyun, içindeki çözülmemiş katı maddelerden arındırılması işlemidir. Genel olarak mekanik,  aktif karbon oksitleyici ve nötralize edici filtrasyon sistemlerinden söz edilebilir.

MEKANİK FİLTRELER

Suda çözülmemiş katı maddelerin tutulması için kullanılan ve 1-100 mikron arasında değişen filtrelerdir . Mekanik filtre kartuşları suyun kirliliğiyle sıklığına bağlı olarak değişik sürelerde tıkanarak değiştirilmeleri gerekir.

OTOMATİK FİLTRELER    

Bu filtreler, suyun kirliliği ve kullanım miktarına bağlı olarak rejenerasyon yapmaları için programlanırlar. Değişim malzemesine ihtiyaç yoktur.

AKTİF KARBON

Aktif karbon, sularda; renk, tat, koku giderici olduğu gibi çözülmemiş organik ve inorganik kirliliklerin de arıtılmasında kullanılmaktadır. Sudaki organik maddeyi ve serbest kloru alırken suyu tat, koku ve renk bakımından iyileştirir. Aktifleştirme işlemi ile yüzey alanı yaklaşık 100 kat arttırılan karbon mineralleri, organik maddeleri absorbe ederek filtre ederler. Yoğunluğu çok düşük olan karbon mineralleri iki çeşittir.

GAC (Granular Activated Carbon): Granül aktif karbon

PAC (Powdered Activated Carbon): Toz aktif karbon

Aktif karbon üretilmesinde en yaygın kullanılan hammaddeler; Hindistan cevizi kabuğu, kömür, odun ve petrol artıklarıdır. Aktif karbonlar yapılarında; mikro, meso ve makro deliklerin karışımlarını bulundurur.

SU YUMUŞATMA SİSTEMLERİ

Su yumuşatma, suda sertliğe sebebiyet veren kalsiyum (Ca) ve magnezyum (Mg) iyonlarının sudan uzaklaştırılması işlemidir.  Suyu yumuşatmanın en pratik yolu iyon değiştirici reçine kullanmaktır. Su yumuşatma sistemleri suya sertlik veren Ca ve Mg iyonlarının, sertlik yapmayan (Na) sodyum iyonuyla yer değiştirmeleri esasına dayanır. Kalsiyum ve magnezyum iyonlarının katyonik reçine yatağından geçerken reçinenin ihtiva ettiği sodyum iyonları ile yer değiştirir.

Proses esnasında su reçine tanecikleri arasından süzülerek geçer. Reçine tanecikleri üzerindeki elektrik yükü sodyum iyonlarını reçine taneciği üzerinde tutar. Reçine taneciklerinin aynı zamanda sertlik minerallerini tutma kabiliyeti de vardır. Bu şekilde iyon değişimi gerçekleşir.

Sert su reçine yatağından geçtikten sonra, reçine tanecikleri tamamıyla, sertlik mineralleriyle kaplanır. Bu durumda sertlik minerallerinin tutulması son bulur.

Sudaki sertlik, her türlü su iletim hatlarında ve ekipmanlarda bünyesindeki kalsiyum ve magnezyum iyonlarının çeşitli formlarda çökmesi sonucunda; Isı transfer hatlarında zamanla birikinti ve kireçtaşı oluşumuna, boru cidarlarında kesit daralması ve tıkanıklıklara ısı transferinin azalması sonucunda enerji sarfiyatının artmasına ve krozyon gibi problemlere yol açar. Bu durum mevcut tesisat, iletim hatları ve kullanılan ekipmanların zarar görmesine, ekonomik kullanılabilirlik süresinin kısalmasına veya ekonomik açıdan telafisi çok zor olan problemlerin meydana gelmesine sebep olur.

Yumuşak suyun yaşam kalitemizi etkileyen avantajları bulunmaktadır;

Yumuşak bir suya sahip olmak tasarruf sağlar.

Su tesisatının daha uzun ömürlü olmasını sağlar.

Su basıncı ve tazyiki azalmaz.

Yumuşak su sert suyun bıraktığı tortu ve kireç birikintilerini bırakmadığı için su ısıtıcıları daha uzun ömürlü hale gelir. Isıtıcıda kireç kalıntıları olmadığından enerji tasarrufu sağlar.

Yumuşak su kullanan tüm cihazların ömrü uzar.

Yumuşak suyla yapılan yemekler daha lezzetli olur. Sertlik mineralleri yemeklerde istenmeyen bir tat verir. Sert su ile yapılan buz buğulu bir görünümde olur.

Yumuşak su ile cildin doğal yağı minerallerle kaplanmadığı için ciltleri daha yumuşak ve sağlıklı olur. Elbiseleriniz uzun ömürlü ve parlak olur.

Banyo ve fayanslarda lekeler ayrıca bardak ve tabaklarda da kireç kalıntıları oluşmaz, kirli yerler ve duvarlar daha kolay ve hızlı temizlenir.

Yumuşak suyla banyo yaptığınızda cildiniz daha yumuşak olur, pürüzlü ve kuru cilt özelliklerini azaltır.

TERS OZMOS (Reverse Osmosis)

Ozmos farklı iyon konsantrasyonuna sahip olan ve aralarında bir yarı geçirgen membran (zar) bulunan farklı iyon konsantrasyonuna sahip iki çözeltinin osmotik basınç vasıtasıyla iyon konsantrasyonlarını eşitlemeleri olarak tanımlanıri

Ozmos olayını tersine çevirmek için, bir pompa ile osmotik basınçtan daha büyük bir basınç uygulandığında, yarı geçirgen olan üzerindeki membran, sadece saf suyu geçirirken bakteriler, projenler, organik madde, alüminyum ve ağır metalleri tutar.  Bu sayede istenilen saflıkta su elde edilmiş olunur.

Ters ozmos organik ve biyolojik kalıntıları, klor, flora, bakteriler, aktif maddeler, flor, fosfatlar, sülfatlar, ağır metaller, sodyum, kalsiyum, magnezyum gibi kalıntıları temizler.

Günümüzde kullanım alanları gittikçe genişleyen Reverse osmosis sistemleri her türlü endüstriyel alanlar ve evsel uygulamalarda güvenle kullanılmaktadır.

İÇME SUYU ARITMA SİSTEMİ SEÇİMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN AYRINTILAR

Yatırım maliyetine bakılarak yapılan değerlendirmeler çoğu zaman yanlış sonuçlar verir. Sistem için optimum şartları sağlayan dizayn seçilmelidir.

Optimum şartların sağlanması ise:

Seçilen su arıtma üniteleri, suyun nihai kullanım amacına uygun olmalıdır.

Ünitelerin seçiminde arıtma kapasiteleri göz önünde bulundurulmalıdır.

Detaylı bir ham su analizinin yapılması doğru yönü gösterir.

Tüketilecek su miktarının doğru belirlenmesi, optimum sistem seçimini ve gereksiz yatırım maliyetinden de kaçınılmasını sağlar.

Su arıtma sisteminin montaj noktası 24 saat sürekli sabit basıncın sağlandığı bir nokta olmalıdır.

SUYU KİRLETEN MADDELERİN SEBEP OLDUĞU RAHATSIZLIKLAR

 Arsenik: Karaciğer ve ciltte kötü huylu tümör oluşumu, kramplar, spazmlar, sinir sistemini etkiler.

Bakır: Mide iritasyonu, çocuk ve bebek ölümü, Wilson hastalığı

Baryum: Uzun süreli uyarıcı kas reaksiyonları, sinir blokajı

Benzen: Kanser, lösemi, anemi

Civa: Böbrek yetmezliği, ölüm

Çinko: Kas sertliği ve acı, iştah kaybı, mide bulantısı

Dikloroetilen: mide bulantısı ve baş dönmesi

Etilendibromid: Doğurganlığın azalması

Florit: Yüksek dozlarda iskelet sistemi hasarı

Heptaklor: Tümör oluşumu

Kadmiyum: Bronşit, anemi, mide rahatsızlıkları

Karbon Tetraklorid: Merkezi sinir sistemi baskısı, mide, karaciğer ve böbreklerde hasar, koma ve ölüm

Klordan: Karaciğer ve böbrek hasarı

Klorobenzen: Solunum sisteminde iritasyon, merkezi sinir sisteminde depresyon

Kloroform: Karaciğer, böbrek ve kalp etkileri

Kromyum: Böbrek hasarı, kanser

Kurşun: Sinir sisteminde, böbreklerde, üreme sisteminde hasar.

Ksilen: Mukoz yapı iritasyonu, akciğer tıkanması, böbrek yetmezliği

Lindan: Kronik karaciğer hasarı, anemi, lösemi

Metilen Klorid: Zehirli

Nikel: Hiperglisemin, mide ve sinir sistemi rahatsızlıkları

Pentaklorofenol: İştah kaybı, solunum yetmezliği,

PCB: Cilt ve karaciğer hasarı, mide bulantısı, kilo kaybı, koma, ölüm

Selenyum: Kanserojen, mukusta tahribat

Sülfat: Laksatif etki

Tetrakloroetilen: Merkezi sinir sistemi etkisi, uyuşma, ölüm

Toluen: Uyuşturucu etki, gözlerde ve solunumda iritasyon

Toksafen: Akciğer hasarı

Trikloroetan: Uyuşturucu etki, merkezi sinir sisteminde depresyon, bilinç kaybı, ölüm

Trikloroetilen: Merkezi sinir sisteminde depresyon, koordinasyon kaybı, bilinç kaybı

Trihalometan: Kas ve sinir sisteminde etki, bilinç kaybı

Vinilklorid: Merkezi sinir sisteminde depresyon, görme ve işitme kaybı, ölüm !